ARABA PANELLERİNİN NİŞASTADAN YAPILMASINA RAMAK KALA!


Otomotiv sektöründeki inovasyonlar, hayali geleceği şimdiden inşa ediyor!

Belki beş belki on yıl sonra, bugün kullandığımız arabalar da çoğu şey gibi çok farklı olacak. İnsanoğlunun elinde kalan tek mahrem alanı arabalar yakın gelecek kül olacak, küllerinden bambaşka özelliklere haiz olarak yeniden doğacak gibi gözüküyor.

Araba Panellerinin Nişastadan Yapılacağı Günler Çok Uzak Değil!

Richard Watson,“Gelecek 50 Yılın Tarihi”adlı kitabında arabalardaki farklılıkların neler olabileceğini şu sözlerle anlatmış:

 “Şekil olarak benzerlik gösterse de arabanın yapıldığı malzemeler bambaşka, çoğu insana yabancı olacak. Tıpkı 1880’lerde bugünkü arabaların insanlara yabancı gelmesi gibi. Her şeyden önce panellerin çoğu patates ve pirinçte bulunan nişastadan yapılan, biyolojik olarak parçalanabilen plastikten yapılacak. Panellerle işiniz bittiğinde organik gübreye dönüşmesi için bahçenize gömmeniz yeterli olabilecek. Ayrıca paneller nanoteknoloji kullanılarak yapılacak; yani olmaları gereken şekli hatırlayacaklar, böylece ezilmiş, göçmüş yerler kendi kendini tamir edecek.”.

Devam ediyorWatson:

“Renk konusu sorun olmayacak; telefonunuzdan arabanızın rengini istediğiniz gibi ayarlayabileceksiniz. Boya kendi kendini yenileyebilecek özellikte olacak; çizildiğinde ve çentikler oluştuğunda renk, hasarlı bölgeye akacak ve araba yepyeni görünecek. Her yağmur yağdığında araba kendi kendini yıkayıp kurulayacak.”.

Hiper kişiselleştirme, otomotiv sektöründen de yaygınlaşmaya başlıyor; yani, sahibine göre hareket eden ve sahibinin psikolojisini anlayabilen araçlar, atalarının yerini almaya hazırlanıyor.

Evet, geleceğin arabalarının insanlarının ruh hallerine göre tedbirler alacağı biliniyor. Daha şimdiden bazı markalar, şoförü göz kapaklarının hareketlerindeki ya da ağırlaşan beden ritimlerindeki değişkenlere bağlı olarak uyaran ve gerekirse 3’üncü şahıslara mesaj gönderen sistemler geliştirmeye başladı bile!

Arabalar neredeyse dijital kabin gibi olacak. Gösterge paneli araçları, aydınlatmalar ve seslerle anti stres etkisi yaratılacak, şoförün ruh hâli dengelenmeye çalışılacak. Radyodan gelen “Güvenliğiniz için hızınız kesildi.” anonsunu duyup bu gerçekliği yaşamanız, bundan sonra size oldukça olağan gelecek.

Hatta biraz daha ileride, 2030 yılından sonra, trafikte çok hata yapan ve bu nedenle ağır bedeller ödemek durumunda kalan insanoğlunun şoför koltuğundan kaldırılıp aracı ilerletme görevini otomatik şoförlerin devralması tasarısı hayata geçirilecek.

Dünya Sağlık Örgütüne (WHO) göre dünyada her yıl 1,25 milyon kişi trafik kazaları nedeniyle yaşamını kaybediyor. Dünyadaki ölüm nedenleri arasında 9’uncu sırada yer alan trafik kazaları, 15-29 arası yaş grubundaki genç nüfus için bir numaralı ölüm nedeni. Durum böyleyken şoförsüz- otomatik şoförlü-arabaya bir an önce geçmek, insanoğluiçin önemli bir avantaj sayılacak. (*)

Yakın gelecekte ise aracı uykusuz bir hâlde kullananlar, tıpkı alkollü araba kullananlar gibi cezalandırılacak. Bugün, Amerika’nın bazı eyaletlerinde, uykusuzluk nedeniyle kaza yapanlar hapis cezasına çarptırılıyor. Otomotiv endüstrisi de uykusuz kişiler için birtakım tedbirler almaya başladı bile: Göz basıncını izleyen kızıl ötesi kameralar, uykulu hâl tespit edildiğinde yüze doğru soğuk hava üfleyen paneller ve titreşen koltuklar, bu tedbirlerden sadece birkaçı...

Canlılara çarpmaması/sıcak objeleri hissetmesi için arabanın önüne yerleştirilecek iki kızıl ötesi kamera vasıtasıyla sürücünün uyarılması da sırada bekleyen konulardan...

Faydalı bir diğer inovasyon örneği de çiçeği burnunda sürücüler için geliştirilen akıllı anahtarlar. Volvo’nun şimdiden uygulamaya aldığı hız anahtarı, araba kullanmayı yeni öğrenen gençler için düşünülmüş. Akıllı anahtarın ebeveynler tarafından belli bir hıza programlanması, önemli bir güvenlik tedbiri sayılabilir.

İleride coğrafi hız düşürücüler de devreye girecek ve böylelikle otobanda seyreden arabaların hızı, belirli yerlerde dışarıdan bir etkiyle azaltılabilecek.

Konutlarda uygulanan devre mülk sisteminin arabalarda da hayata geçirilmesi fikri, yani “Araba Devre Mülk”, yenilikçi fikirlerden bir diğeri. Günümüz koşullarında arabalar, milyonlarca kişi için haftanın yalnızca birkaç günü kullanılan araçlar olduğundan oldukça masraflı. Araba Devre Mülk uygulaması bu soruna çare olacağa benziyor: Birden çok kişinin kullanacağı süre kadar bir arabayasahip olabilmesi söz konusu.

Kullanım artık bireysel olmaktan kolektif olmaya doğru kayıyor.

“Arabanı Paylaş” fikri de “Araba Devre Mülk” uygulamasıyla benzer bir amaca hizmet edecek: Aracın kullanım dışı olduğu saatlerde diğer ihtiyaç sahipleri tarafından kullanılmasına imkân sunacak. Örneğin, araç sahibi işteyken aracı garajda onu beklemeyecek, başkasının işine yarayacak. Daha şimdiden ciddi talep görmeye başlayan bu sistem yaygınlaştığında her bina, park yerinde duran arabalarını paylaşıma açacak.

Diğer bir inovasyonda “Kendin Tamir Et Garajları.”. Kendi arabasını tamir etme deneyimi yaşamak isteyenler için düşünülen bu mekânlar, gittikçe çoğalmaya başladı bile.

Son olarak, arabası olanlara Karbon Vergisi’nin uygulanması gündemde; benzer yaptırım klima ve diğer elektrikli aletler içinde geçerli olacak. Yakında ilgili ürünler için ek bir vergi ödemek durumda kalabilirsiniz...

Kaynak: Gelecek 50 Yılın Tarihi; Richard Watson

(*) https://www.cnnturk.com/dunya/dunyada-her-yil-1-25-milyon-kisi-trafik-kazalarinda-hayatini-kaybediyor